Showing posts with label Şırnak. Show all posts
Showing posts with label Şırnak. Show all posts

Friday, February 2, 2018

الدولة التركية لم تحتمل رؤية كلداني واحد في شرناق، فاعتقلته

لم يبقَ سوى ثلاث قرى آشورية- سريانية بعد عام 1915 الذي سمّاه الآشوريون – السريانيون في شرناق عام الفرمان الكبير، هذه القرى هي: حسّانه، وبيسبين، وهربول.


أودّ أن أقصّ على مسامعكم اليوم حكاية قرية هربول، وبطرس قاراطاي آخر من تبقى من الكلدانيين في شرناق والذي اُعتقل الأسبوع الماضي.


يبلغ عدد سكان هربول وهي احدى القرى الأشورية-السريانية حوالي 4000 نسمة. بدأت الضغوط تتزايد على القرية بعد عام 1980. وفي التسعينات فُرِضت عليها الحراسة وهو الأمر الذي لم يقبل به أهل القرية بأي حال من الأحوال. 


فكانوا يُضطرون إلى النزوح عن القرية كلما تزايدت عليهم الضغوط. وكانت وجهتهم هي فرنسا، وبلجيكا، والعراق بالاضافة إلى بعض المدن الأوروبية الأخرى. وبالنسبة لبطرس فقد هاجر مع عائلته إلى فرنسا. وهناك ترأّس الجمعية الآشورية-الكلدانية على مر سنوات طويلة. ومع هذا ظل عقله وفكره مُعلّق بقريته.

Şırnak’a bir tek Keldani’yi çok gördüler!



Şırnak’ta Asuri-Süryanilerin Büyük Ferman dediği 1915 sonrası ayakta kalan 3 Asuri-Süryani köyü vardır: Hassana, Herbol ve Besbin köyleri.


Ben bugün size Herbol köyünü ve geçen hafta tutuklanan Şırnak’ın tek Keldanisi Petrus Karatay’ın hikâyesini anlatmak istiyorum.


Asuri-Süryani köyü olan Herbol yaklaşık 4000 civarında bir nüfusa sahipti. 1980’lerden sonra köyde baskılar başlar. 1990’larda ise köye koruculuk dayatılır. Köylüler koruculuğu kabul etmezler.

Monday, March 6, 2017

Şırnaklılar: "Kendi evimizin hırsızı olduk"

Şırnak’ta HDP milletvekili Aycan İrmez ile birlikte aileleri ziyaret ediyoruz. 8 ay devam eden sokağa çıkma yasağı boyunca şehri terk etmeyen, Şırnak’ta kalan bir ailenin evine gidiyoruz. Daha önce 3 bin civarında nüfusu olan mahallede yasak sırasında çoğunluğu yaşlılardan oluşan 30 civarında kişi kalmış. Ziyaret ettiğimiz aile ise 3-4 yaşlarındaki 2 küçük çocuğu ile birlikte evlerini terk etmemiş. “Şehrimizi bırakmak istemedik, gidip çadırda kalmak istemedik” diye anlatıyorlar nedenini.
Evin bir yanı komple yıkılmış. Mutfak da gelen havan mermileriyle yıkılmış. Sağlam bir odada kalıyorlar şimdi. Doğrusu ev sahibi kadın ziyaretimizden pek memnun değil, çekiniyor. Özellikle partiden biri geldikten sonra polislerin evlere gidip rahatsız ettiğini söylüyor. Ama bir yandan anlatmak istiyor:

Thursday, February 16, 2017

Is Şırnak one of the 81 cities of Turkey?

Is Şırnak one of the 81 cities of Turkey?

I am in Şırnak, one of the Kurdish cities that was under curfew for 8 months, between 14 March-14 November 2016 . 70% of the city has been totally destroyed. 8 of the city’s 12 districts do not exist anymore. The streets that I walked on before, the parks, the main square of the city, Cumhuriyet Meydanı, where I met together with the Şırnaqi youth years before, none of them exit. There are no streets left. One of the biggest districts, Bahçelievler, with a population of 12.000 has now been flattened. It is hard to believe that there were houses, shops, parks, schools and life before. It is hard for me to believe that I am in Şırnak.

There has been huge destruction in other Kurdish cities; in Cizre, Nusaybin, Yüksekova and Sur as well. None of them are like Şırnak.  Think about a city, that no longer has a city center!

Wednesday, February 15, 2017

Şırnak: Bir kent hafızadan silinmeye çalışılıyor

Sokağa çıkma yasağından önce nüfusu 64-65 bin civarında olan Şırnak’ın şuan nüfusu 30-35 bin civarında. Şırnaklıların yüzde 40-50’si henüz memleketlerine dönememişler. Bunun nedeni ciddi bir barınma sorunu olması. İnsanların dönebilecekleri bir evleri yok, kiralanabilecek bir ev de yok!
Dönen ailelerin çoğu başka ailelerin yanına ya da daha önce kömürlük olarak kullanılan bodrumlara yerleşmiş durumdalar.

Tuesday, February 7, 2017

Şırnak, Türkiye Cumhuriyeti’nin 81 ilinden biri midir?


Şırnak, Türkiye Cumhuriyeti’nin 81 ilinden biri midir?

1 ay sonra yeniden Şırnak için yollardayım.
Nusaybin’den itibaren kontroller başlıyor. Nusaybin girişindeki kontrol noktasındaki beton bariyerler Türk bayrağına boyanmış. 
Önce halen ciddi sayıda Şırnaklının kaldığı Kumçatı beldesine uğruyorum. Kumçatı beldesi, belde ve köylerine sığınan Şırnaklıların çadırlarının yıkılması ile gündeme gelmişti. Tam o dönem ziyaret etmiştim beldeyi. Bugün artık çadır tek tük görünüyor. İnsanlar dayanışmayla tek göz de olsa ufak evler inşa etmeye yönelmişler. Birçok aile köylerdeki yakınlarının yanında kalıyor. Köylere uğrayıp birkaç aile ile görüşüyoruz. Ezidiler geldiği dönem oluşturulan kampta ise 28-30 civarında aile var. Geçen ay kampın halini yazmıştım.[1] Kapı, pencere, hatta çatının bile olmadığı bu kampta bu aileler kışı geçirmekteler.
Kumçatı’dan sonra Şırnak’a geçiyoruz. Aslında bu “geçmek” yazdığım gibi pek de kolay olmuyor.
Şırnak girişinde daha önce yazan  “Şırnak Türkiye Cumhuriyeti’nin 81 ilinden biridir” yazısı bu sefer yok. Onun yerine “Şırnak bir Türk ilidir” yazıyor. Bakalım bundan sonra ne gelecek… Yorumu size bırakıyorum.

Tuesday, January 3, 2017

Sayın Valim sayenizde mutluyuz, sağ olun!

Şırnak Valiliğinin web sayfasında bir basın duyurusu. Duyuru 6 Kasım Pazar günü yayınlanmış. Duyurunun ilk 3 paragrafında şunlar yazıyor:
“İlimizde Bölücü Terör Örgütü mensuplarının etkisiz hale getirilmesi ve patlayıcılarla tuzaklanmış barikat ve çukurların bertaraf edilmesi ve vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğinin sağlanması için uygulamaya koyduğumuz sokağa çıkma yasağı 14.11.2016 gününden itibaren her gün sabah saat 05.00 ile akşam saat 22.00 arasında kaldırılacaktır.

Şırnak’ta "her şey dahil" yıkım

Şırnak’ta "her şey dahil" yıkım

Şırnaklı mihmandarımızla Şırnak’ın etrafına, köylerine ve Cudi eteklerine dağılmış olan çadırdaki aileleri ziyarete devam ediyoruz. Yollarda bol kamyon var. Bu kamyonlar hala yıkımı devam eden Şırnak’ın molozlarını taşıdıkları gibi, aynı zamanda yıkılan evlerden çıkarılan eşyaları da taşıyorlar. Mihmandarım geçen her kamyona acı ve öfkeyle bakıyor.
Mihmandarım da evi yıkılan Şırnaklılardan. 3-4 mahalle dışında Şırnak’ın kalmadığını söylüyor. Geçen hafta kaçak olarak 4 çocuğu ile evine gittiğini, evinde hiçbir şey kalmadığını, 3 klimasının bile sökülüp alındığını anlatıyor. Onları gören özel timler sokağa çıkma yasağını deldikleri için 1250 TL. para cezası kesmişler.  6-7 saat de emniyette tutulduktan sonra, polisler kendisini ve çocuklarını, onlar gibi evlerine kaçak girmeye çalışan başka ailelerle birlikte otobüse doldurarak Şırnak dışına bırakmışlar.

Topraklarından sökülmemek için çadırda direnenlerin kenti: Şırnak

Topraklarından sökülmemek için çadırda direnenlerin kenti: Şırnak


Şırnak yolundayız. Cizre Şırnak arası birçok kontrol noktasında bariyerlerin yanı sıra beton bloklar da var. Dicle çamurlu bir şekilde yaşanan her şeye isyan edercesine akıyor.
Şırnak’ta bugün sokağa çıkma yasağının 227. günü. Şehre giremediğimiz için Kumçatı beldesine yöneliyoruz.
Kasrik boğazından geçiyoruz. Yollardan siyah ve beyaz Ford Rangerler geçiyor. Yollarda bol bol kamyon da görüyoruz. Bunlar yıkılan Şırnak’ın yıkıntılarını taşıyor.  Yol üstlerinde,  derme çatma ev yapmaya çalışan Şırnaklıları var.

Tuesday, December 20, 2016

Şırnaklılar nereye gitsin?

Şırnaklılar nereye gitsin?

Biz hayatlarımıza öyle ya da böyle bir şekilde devam ederken, bugün tam 223 gündür Şırnak’ta hayat durmuş durumda. 14 Mart’ta başlayan sokağa çıkma yasağı 3 Haziran’da operasyonların bitmesine rağmen aylardır devam ediyor. Nitekim Şırnak’taki yıkımın büyük bölümü de operasyonlar bittikten sonra başlıyor.
Sosyal medyaya düşen Şırnak resimlerine bakıyorum, hatırlamaya çalışıyorum Şırnak’ın caddelerini. Her gittiğimde oturduğum Pepule çay bahçesi, akşam karanlığından sonra Şırnak’ı, Cudi’yi, Gabar’ı izlediğim Cumhuriyet Meydanı. Meydanlar bile yok artık, Şırnak  dümdüz görünüyor.

Wednesday, June 15, 2016

Bu bahar Yüksekova’nın, Şırnak’ın, İdil’in, Nusaybin’in kadınları, çocukları ne yapar?

10 günlük uzun bir seyahatten sonra memleketime döndüm. Her uzaklaşma bana Amed’e ne kadar ait olduğumu tekrar tekrar hissettiriyor.
Memleketimde ilk dikkatimi çeken şey baharın gelmiş olması. Aklımda Yüksekova, Şırnak, Nusaybin, İdil bahçede açan çiçeklere bakıyorum.
Tam da geçen yıl bu zamanlar Yüksekova’da sevgili Geverli dostlarımla çarşıdan çeşit çeşit otlar ve kocaman dağ mantarları satın almıştım. Bu dağ otlarının kokusu baharla birlikte Yüksekova’nın sokaklarına sinerdi. Sahi Yüksekova’nın çarşısı bu bahar ne durumda?

Thursday, June 2, 2016

Yüksekova’nın, Şırnak’ın, Nusaybin’in Cizre gibi yıkılmasının kime ne faydası var?

Yüksekova’nın, Şırnak’ın, Nusaybin’in Cizre gibi yıkılmasının kime ne faydası var?

Dünden beri Yüksekova’dan tanıdıklarla konuşuyorum. Konuştuğum birçok kişi de bu son konuşmamız olabilir hissiyatı hakim.
İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın "Nerede barikat varsa temizlenecek. Yüksekova, Şırnak merkez ve Nusaybin'de çukur ve bariyerler var, gereken temizlik yapılacak. Vatandaşlarımıza yarım gün ya da bir gün önceden haber veriyoruz. Ona göre tedbirler alınıyor. Hazırlık yapıldıktan sonra operasyonlar başlayacak" açıklaması herkesi daha da endişelendirmiş durumda. Yüksekova’nın Cizre gibi yakılıp yıkılacağı beklentisi var.
20 binden fazla asker ve polisin Yüksekova’ya konuşlandırıldığı söyleniyor. Pazartesi gününden itibaren Yüksekova’da öğretmenler ve sağlık çalışanlarının büyük bir kısmı idari izinli sayılacak.  Şehrin her tarafına zırhlı araçlar konuşlandırılmış durumda. İpekyolu üzerindeki 10 okul boşaltılarak asker ve polislere tahsis edildi. Her yerde askeri barikat ve kontrol noktaları oluşturuldu. Yüksekovalıların bir kısmı kenti terk ettiler. Kalanlar ise  evlerine erzak stokları yapmaya çalışıyorlar.

Tuesday, February 9, 2016

Huzur ve istikrar sizin oralara geldi mi kardeş!

Huzur ve istikrar sizin oralara geldi mi kardeş!

Sabah önce Şırnak’tan bir telefon alıyorum. Çok sevdiğim Pepule Çay Bahçesi’nin işletmecisi Jihad:
“Kaygılıyız, çok da korkuyoruz doğrusu ama biliyor musun burada çok güzel bir dayanışma oluştu halk arasında” diyerek söze giriyor.

Sunday, August 9, 2015

Endişeye gerek yok, yangın Cudi’de!

Endişeye gerek yok, yangın Cudi’de!

Şırnak’ın Cudi dağında askerlerin yaptığı top atışı sonrası meydana geldiği söylenen yangın dünden beri devam ediyor. Çevredeki köylüler yangını kendi imkânları ile söndürmeye çalışsalar da, dağ koşullarının zor olması köylülerin yangına müdahalesini zorluyor. Yangını çıkaran devlet ise ben bu yazıyı yazdığım saatlerde halen yangının yayılmasını izlemekle yetiniyordu. Köylüler telefon yoluyla yetkili bütün kurumlardan yardım talep ettiklerini ancak şimdiye kadar herhangi bir yangın söndürme çalışmasının başlatılmadığını söylüyorlardı. Evrensel gazetesinin görüştüğü Silopi İtfaiyesi Müdürü Mahmut Olgun ise, "Başka yerlerdeki yangınlara helikopterlerle, uçaklarla yukarıdan müdahale ediyorlar. Burada neden edilmiyor? Neden Cudi'deki yangını söndürmek için helikopterler kullanılmıyor?" diye devlet yetkililerine soruyordu.

Monday, April 13, 2015

Duyduklarınıza pek inanmayın, burası Şırnak!

Duyduklarınıza pek inanmayın, burası Şırnak!

Uzun bir aradan sonra tekrar Şırnak’tayım. Son yıllarda sık gittiğim Şırnak’a her gidişimde yollardaki tank ve TOMA sayısının arttığını görüyorum. Nitekim 3 ayrı kontrol noktasından geçtikten sonra şehre girebiliyoruz.
Her zamanki gibi ilk durağım Şırnak’ın en sevdiğim yerlerinden biri olan Pepule Çay Bahçesi. Çay Bahçesindeki oklar hala dağları ve yakılan köyleri işaret ediyor… Belli ki barış rüzgarı Şırnak’ta henüz esmiyor!

Sunday, May 4, 2014

HES êdî bes


HES êdî bes


“HES êdî bes” (yeter artık HES) yazısını Kürdistan’ın birçok şehrinde görmeniz mümkün. Devletin Bölgede yarattığı ekolojik tahribat sonucu Kürt gençler son yıllarda oldukça sıkı örgütlenmiş durumdalar. Özellikle son yıllarda Diyarbakır’dan Dersim’e, Şırnak’tan Van’a birçok yerde Kürt gençlerin öncülüğünde Bölgedeki doğa tahribatına yönelik güçlü platformlar oluşturuldu. Diyarbakır’da Ekoloji Derneği, Dersim’de Munzur Doğa Aktivistleri, Şırnak Çevre Platformu, Cilo Doğa Gönüllüleri bunlardan sadece birkaçı. Bu dernek ve platformların hemen hepsi Bölgede  ciddi bir halk tabanına sahip.

Sunday, April 20, 2014

Tabelaları Dağları İşaret Eden Şehir: Şırnak

Tabelaları Dağları İşaret Eden Şehir: Şırnak

Yıllar sonra tekrar Şırnak’tayım. Şırnak’a yaklaştıkça doğa tarif edilemez bir güzelliğe dönüşüyor. Şehrin girişindeki kontrol noktalarını geçtikten sonra bir kartal yuvası gibi tepeye dikilmiş Şırnak bizi karşılıyor. Bu aşîr kent, Mir Bedirxan’ların, Mem û Zin’in kenti geçmişine tezat oldukça yoksul görünmekte.
Şehrin girişindeki tabelada Türkçe ve Kürtçe “Nuh’un şehrine Hoş geldiniz” yazıyor. Her yer polis, her yer asker, her yer panzer Şırnak’ta. Şehir merkezine bakan tepeye yerleştirilen, şehrin her tarafından görülen  koca Türk bayrağı ile Şırnak işgal altında bir kent görünümü vermekte.