Showing posts with label kentsel dönüşüm. Show all posts
Showing posts with label kentsel dönüşüm. Show all posts

Friday, September 15, 2017

“Ulan devlet, mahalleyi de götürdün ya!”

Çok sıcak bir gün. Akşam 6 gibi Suriçi’nin muhtarlarının bir kısmı ile buluşuyoruz. Mahallelerdeki ihtiyaçlara ilişkin kısa bir toplantıdan sonra yıkımın devam ettiği Alipaşa ve Lalebey mahallelerine doğru yol alıyoruz. Çocuklar dar, bazalt taşlı küçelerde oynuyorlar. Kadınlar bir nebze olsun serinlemek için kapı önlerini suluyorlar.
Ramazan ayından sonra Alipaşa’da yıkım hızlanmış. Mahallenin bazı bölgeleri tamamen dümdüz artık. Yıkık alanın içinde ayakta kalan bir ev görüyoruz. Avlusunda yaşlı bir adam oturuyor. Tek başına, yıkıntının ortasında ne yaptığını soruyorum. Ailesinin şehrin başka bir bölgesine gittiğini, ama kendisinin burayı bırakmak istemediğini, o nedenle tek kaldığını belirtiyor.

Friday, August 25, 2017

Yoksullukla direniş arasında: Alipaşa

Sıcak bir gün. Arkadaşım Yüksel Genç ile birlikte yıkımın başladığı Alipaşa’ya gidiyoruz. Alipaşa ve Lalebey mahalleri 2009 yılında kentsel dönüşüm projesi kapsamına alındı. Bu projeye dayanarak 2012 yılında Alipaşa’daki evlerde yıkım başladı. Mahallelinin tepkisi nedeniyle, Belediye projeden desteğini çekince yıkım da durduruldu.
Şimdi, 5 yıl sonra, mahallede yıkım tekrar başladı.  Alipaşa mahallesi proje çerçevesinde 2 etaba ayrılmış durumda. Şuan birinci etap, yani 2012’de yıkımın yarıda bırakıldığı alan yıkılıyor. İkinci etabın ne zaman yıkılacağını ise mahalleliler de bizler de bilmiyoruz. Bu konuda ilgili kurumlar tarafından mahalleli aydınlatılmış değil. Görüştüğümüz bir mahalle sakini şöyle söylüyor:

Wednesday, August 23, 2017

Bu kent kimin? Alipaşa kimin? Sur kimin?

Bu kent kimin? Alipaşa kimin? Sur kimin?

Çocukluğum Diyarbakır’ın varoş semtlerinden birinde, Şehitlik mahallesinde geçti. Annemler uzun yıllar oturdukları Alipaşa’dan 70’lerin başında ayrılıp Şehitlik’e taşınmışlar. Yaşadığım mahalle ile Alipaşa arasından tarihi Surlar geçerdi. Annemin yakınları, komşuları, arkadaşları Alipaşa’da kaldığı için, annemle onları ziyaret etmek için sık sık Urfa Kapı’dan geçip Alipaşa’ya giderdik.

Alipaşa’ya gitmek bana büyülü bir şey gibi gelirdi. Çünkü Alipaşa’daki yaşam, Sur dışındaki yaşamdan farklıydı. Bazalt taşından yapılmış dar küçeleri benim için doğal oyun alanıydı. En güzel saklambaçlar Alipaşa’da oynanır, beştaş oynamak için en güzel taşlar Alipaşa’da bulunurdu. Herkes birbirini tanırdı. Dayanışma, komşuluk ilişkileri çok güçlüydü. Ekmekler beraber yapılır, yemek komşularla yenir, düğünler mahalle aralarında davul zurnayla gerçekleşirdi. Kadınlar sabahları ilk iş avluları ve kapı önlerini yıkar, kilimler serilir, kahvaltılar birlikte bu kilimlerin üzerinde yapılırdı. Kimiz zaman biz de annemle yetişirdik bu kahvaltılara.

Tuesday, August 15, 2017

Alipaşa ve Lalebey yıkılıyor: “Sanki biri ölmüş gibi”

Alipaşa Diyarbakır’ın üzerine şarkılar, türküler, şiirler yazılmış en eski mahallerinden biri.  2010 yılında Büyükşehir Belediyesi, Sur Belediyesi ve Bakanlık arasında yapılan protokol ile Suriçi’nin bu tarihi bölgesi kentsel dönüşüm kapsamına alındı.  Sonradan Alipaşalıların boşaltmaya karşı direnişi ile geri adım atıldı ve kentsel dönüşüm projesi durduruldu. O dönem mahalledeki yapıların bir kısmı boşaltıldı ve yıkıma terk edildi. Bu boşaltılan yapılar kimi zaman mahalle için de tehlike arz etti.
Sokağa çıkma yasakları sırasında Sur’un bir kısmının yıkılmasıyla birlikte, 21 Mart 2016’da Suriçi’nin yüzde 82’si çıkarılan bir Bakanlar Kurulu kararı ile kamulaştırıldı. Bu karara karşı Danıştay’a başvurulmasına rağmen kamulaştırma itirazları kabul edilmedi.