Çok sıcak bir gün. Akşam 6 gibi Suriçi’nin muhtarlarının bir kısmı ile buluşuyoruz. Mahallelerdeki ihtiyaçlara ilişkin kısa bir toplantıdan sonra yıkımın devam ettiği Alipaşa ve Lalebey mahallelerine doğru yol alıyoruz. Çocuklar dar, bazalt taşlı küçelerde oynuyorlar. Kadınlar bir nebze olsun serinlemek için kapı önlerini suluyorlar.
Ramazan ayından sonra Alipaşa’da yıkım hızlanmış. Mahallenin bazı bölgeleri tamamen dümdüz artık. Yıkık alanın içinde ayakta kalan bir ev görüyoruz. Avlusunda yaşlı bir adam oturuyor. Tek başına, yıkıntının ortasında ne yaptığını soruyorum. Ailesinin şehrin başka bir bölgesine gittiğini, ama kendisinin burayı bırakmak istemediğini, o nedenle tek kaldığını belirtiyor.