Showing posts with label koruculuk. Show all posts
Showing posts with label koruculuk. Show all posts

Wednesday, November 29, 2017

Yeni savaşın yeni Korucuları

Yeni savaşın yeni Korucuları

*As published in Ahval on 12.11.2017
 https://ahvalnews.com/tr/korucular/yeni-sava%C5%9F%C4%B1n-yeni-korucular%C4%B1


Koruculuk sistemi kurulduğundan bu yana oldukça tartışmalı bir konu oldu. Hayata geçirildiği 1985’ten bugüne 32 yıl boyunca, insan hakları kuruluşlarının güçlü karşı çıkışları ve parlamentodan çıkan birtakım karşı duruşlara rağmen, koruculuk sistemini devlet ısrarla sürdürdü.
1990’lı yıllarda sayıları 90 bine kadar çıkan korucuların sayısı, 2000’li yıllarda kısmen azalsa da, 2015’te savaşın tekrar başlaması ile hızla artmaya başladı.
Bugün korucu rakamlarına ilişkin elde net bilgiler maalesef mevcut değil. En son Şubat 2014’te İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü’nün açıklamasına göre 22 ilde toplam 47.800 geçici köy korucusu bulunuyordu. Buna ek olarak da yaklaşık 25 bin civarında da gönüllü köy korucusu olduğu tahmin ediliyordu.
Ancak hem bu rakamlar hem de koruculara ilişkin “geçici”, “gönüllü”, “köy korucusu” gibi nitelikler PKK ile savaşın tekrar başladığı 2015 yılından sonra değişmeye başladılar.

Monday, July 4, 2016

Korucular yine sahnede!

Devletler kendi orduları ve askerlerini kullanmayacak kadar kirli savaşlar yürüttükleri zamanlarda paramiliter yapılara başvururlar. Dünyanın birçok bölgesinde, Irak’tan, Guatemala’ya kadar bunu gözlemlemek mümkün.
Türkiye’de de 90’larda devlet Kürtlere karşı yürüttüğü savaşta JİTEM ve koruculuk gibi paramiliter yapılar oluşturarak, savaşın en kirli boyutunu bu yapılar üzerinden yürüttü. JİTEM’in ve korucuların bir kısmının karıştığı suçlar, kirli işler, katliamlar bugün hala aydınlatılmamışken, bu yapılar şimdi yeniden devrede.

Friday, October 30, 2015

Yeni korucu alımları durdurulmalı!

Yeni korucu alımları durdurulmalı!

“Benim kocam da ölmüş ama hala korkuyoruz çünkü biz hainiz artık”[1]
Bu sözler 15 yıl önce korucu olan eşi bir operasyonda ölen, Silvanlı bir kadına ait.
Korucu olmaya ilişkin verdikleri kararın bedelini bir ömür boyu ödeyenler sadece korucular değil, aynı zamanda eşleri, çocukları ve aileleri yaşamlarının sonuna kadar onlara ait olmayan bir kararın bedelini ödüyorlar. Korucuların eşleri ve çocukları korku içinde yaşıyorlar, halkları tarafından dışlanıyorlar, babalarının korucu kimliğini saklamaya çalışıyorlar, bu insanlar bir ömür boyu “korucu çocuğu” “korucu eşi” damgasını taşıyorlar.
Geçen hafta 5000 yeni korucu kadrosu açıldığı haberini duyduğumda ilk aklıma gelenlerden biri de, parçalanmış 5000 aile daha olacağı, on binlerce çocuğun daha hayatının kararacak olması oldu.

Tuesday, October 13, 2015

Korucular bu savaşın neresinde duracak?

Korucular bu savaşın neresinde duracak?

Bölgede Kürt halkına karşı devam eden savaş şu an daha çok asker ve polisler tarafından yürütülüyor. Henüz korucular bu savaşta taraf olmadılar. Ancak devletin korucuları bu savaşın içine çekmek istediği  açık. Nitekim 25 Ağustos tarihinde Başbakan Davutoğlu köy korucuları ile büyük bir toplantı yaptı. Toplantı sonucunda basına yansıyanlardan korucuların bugün ayda 1000 TL. olan maaşlarının arttırılacağını ve 10 bin civarında yeni korucu kadrosu tahsis edileceğini anlıyoruz.
Devletin korucuları bu savaşın içine çekme ısrarı sadece yandaş silahlı güçlerini arttırma ısrarından kaynaklı değil.

Sunday, November 16, 2014

Koruculuk Kaldırılmalıdır!

Koruculuk Kaldırılmalıdır!

Dün bir korucu öldürüldü. Bitlis'in Çeltikli köyünde geçici köy korucusu olarak görev yapan ve yaklaşık 2 aydır haber alınamayan Nihat Çaprak, direğe bağlanarak kurşuna dizilmiş halde bulundu. 2 ay önce kaçırılan 6 çocuk babası Nihat Çaprak’ın ağzına 10 TL. konulmuştu. Aynı gün twitterda 2012’de Tatvan’da katledilen 15 kadın gerillanın katillerinden birinin Nihat Çaprak olduğuna dair iddialar dolaşıyordu.

Friday, October 31, 2014

Bir köy nasıl yakılır?


Bir köy nasıl yakılır?

“Doğu’da yakılan köyler” hep duyulan ama zamanla bir istatistiğe dönüştüğü için üzerinde yeterince düşünülmeyen bir konu.
Öncelikle yanlış bilinen bilgilerle başlayalım. Çoğumuz yakılan köylerin dağ başında, yerleşim yerlerinden uzak, ıssız, çorak yerler olduğunu düşünürüz. Ama benim gördüklerim öyle değildi. Büyük yerleşim yerlerine 15-20 dakikalık mesafelerde, yemyeşil, yanında Van gölü olan, cennet parçasıydı bu köyler. Bunlardan birinin hikayesini anlatayım size, Çorsin Köyünü (1).

Monday, July 21, 2014

Nurcan Baysal:Oysa biz her şeyden çok Kürt olmak istiyoruz.

‘Oysa biz her şeyden çok Kürt olmak istiyoruz.’


BURCU ŞENTÜRK yazdı:


nurcan_baysal_slide


Nurcan Baysal: O Gün




Kavar Havzası’nda bir kalkınma projesi… Yerel halkın arıcılık, seracılık, sütçülük deneyimlerinin yanı sıra kurulan kooperatife kadınların üye olmasına erkeklerin karşı çıkışını, Kavarlıların daha iyi bir yaşam için attıkları her adımın devlet/bürokrasi/ “terörle mücadele” engeline takıldığını görüyoruz “O Gün”’de. Kitaba ismini veren “o günü” var Kavar’daki herkesin hayat hikâyesinde değinmeden geçemediği. Köylerinin yakıldığı, evlatlarının öldürüldüğü, evlerin basıldığı, zorla göç ettirildikleri, yakınlarını kefensiz gömdükleri “O günleri”.