Tıklım tıklım haldeki Suriçi’nin Gazi Caddesi’nde ilerlerken, bir yandan da Kürtlerin hayatı ne kadar hızlı toparladığını düşünüyorum. Hep yıksalar da Kürtler bıkıp usanmadan yaşamı her seferinde yeniden kuruyorlar. Uzun yıllar çalıştığım boşaltılmış ve yakılmış köylerde hayranlık duyduğum noktalardan biriydi bu. Ne olursa olsun toprağına dönmeye çalışmak, yıkılan evini, hatta bazen tekrar yıkılabileceğini bile bile yeniden kurmaya çalışmak, her yıl evin yeni bir odasını özenle yapmak…
Caddede ilerlerken kalabalığın içinde eli kalaşnikoflu özel timler de yürüyorlar. Kalabalıktan dolayı onlardan birine çarpıyorum hafifçe. İrkiliyorum. Ama irkilenin sadece ben olduğumu anlıyorum. Eli kalaşnikoflu adamlar buralarda artık günlük hayatın olağan bir parçası.