Showing posts with label bayrak. Show all posts
Showing posts with label bayrak. Show all posts

Monday, September 18, 2017

Onlar diyor siz yoksunuz, biz diyoruz biz varız!

"Ew Dibêjin 'Hûn Tunene'; Em Dibêjin 'Em Hene'!”[1] 
Bundan 4-5 yıl önce Diyarbakır’ın birçok yerinde bu pankartı görmek mümkündü. Özellikle Kürtçeye ilişkin yapılan çalışmalarda kullanılıyordu. Nitekim 29 Ekim 2013 tarihinde bu pankartla ilgili bir yazı yazmıştım.[2] O gün eline Türk bayrağı verilen Kürt çocuklarla şehrin göbeğinde tankların geçtiği büyük bir cumhuriyet töreni yapılıyordu.
Üzerinden neredeyse 4 yıl geçmiş. Bu pankartı ilk gördüğüm belediye kültür merkezi artık yok. Daha doğrusu tüm kültür merkezleri kayyımlarca kapatıldı. Kürt dilinin gelişimi için çalışan hiçbir kurum yok. Hepsi KHK’lar ile kapatıldı.  Türk bayrakları sadece 29 Ekimlerde çıkmıyor ortaya. Tüm Surlarımız, yollarımız, parklarımız, şehrin her köşesi bayraklarla kaplandı. Tanklar mı? Onlar artık günlük yaşamımızın bir parçası, benzerleri olan TOMA, kirpi, akreplerle birlikte…

Friday, January 13, 2017

O hızlı treninize binip gidin artık!

O hızlı treninize binip gidin artık!

Kayseri’deki patlama sonrası yaşananlar hükümetin de ülkenin de geldiği acınılası durumu gözler önüne seriyor.
14 kişi ölmüş, ağır yaralılar var. İnsanların canları, sevdikleri gitmiş, insanlar acı çekiyor. İnsanların acılarına, yasına saygı duymak yerine iktidarın üyelerinin söylemleri hem acıları katlıyor, hem de ülkedeki ayrışma ve faşizmi körüklüyor.
Başbakan Yıldırım bombalar patladıktan hemen sonra Kahramanmaraş’taki toplu açılış töreninde konuşuyor:
“Bu saldırılar bizim hızlı trenle buluşmamızı geciktirir ama engelleyemezler. Modern havalimanını geciktirir ama engelleyemezler. Otoyolları yapmamıza engel değiller…”

Sunday, October 25, 2015

1996’dan bugüne, Kürdün otobüsünü taşlamak!

1996’dan bugüne, Kürdün otobüsünü taşlamak!

1996 yazıydı. Ankara’da öğrenciydim. Her tatil fırsatında olduğu gibi okul kapanır kapanmaz ilk işim memleketim Diyarbakır’a dönmekti. Diyarbakır firmalarından birinden biletimi aldım ve hep annemin tembihlediği gibi 1 numaralı koltuğa oturdum. Ankara’dan otobüs hareket edeli henüz birkaç saat olmuştu ki, otobüsümüz Ankara’nın Şereflikoçhisar ilçesinde karşıdan gelen araba ile çarpıştı. Arabaya önden çarpmıştık. Otobüsün ön camları benim gibi ön koltuklarda oturanların üzerine yığılmıştı. Çarptığımız araçtaki 2 kişi olay yerinde ölmüştü, otobüsteki insanlar çığlık çığlığaydı.