Cizreli Gençlerin “Adını Bile Koyamadıkları” Devletle İmtihanı!
Cizre’ye en son geçen Nisan’da gittim.
Cizre girişinde Dicle gürül gürül akıyordu. Dicle ve kenarındaki Mir Bedirxan'ın Kasrı Birca Belek ile Cizre muhteşem görünüyordu. Mehmed Uzun’un Birca Belek’ten Dicle’yi gördükten sonra, “artık Dicle’nin romanını yazabilirim” dediği söylenir.
O gün Cizre’de görüştüğüm sivil toplum kuruluşlarından biri de Mem u Zin Kültür Sanat Merkezi idi. Merkez siyah beyaz mimarisi ve bazalt taşları ile yapılı muhteşem güzel bir binada hizmet veriyor. Bu binanın eski MİT binası olduğunu öğreniyorum. Alt kattaki bodrum odaları da MİT’in işkence odalarıymış. “Biz o odaları stüdyoya çevirdik” diye gururla anlatıyor gençlerden biri.