Showing posts with label Anadil. Show all posts
Showing posts with label Anadil. Show all posts

Sunday, December 3, 2017

Kürt Çocukların Öfkesi

Son birkaç haftadır Kürt illerindeki okullardan geçen resimlerin içimde bıraktığı sızının tarifi gerçekten imkânsız. Belki de nedeni, bu görüntülerin beni anmayı sevmediğim, güzel anılarla hatırlamadığım çocukluğum ve okul dönemlerime götürmüş olması.  
Bir görüntüde alnına ay yıldız çizilmiş, eline bayrak tutuşturulmuş küçük Kürt çocuklar var. Siirt Kurtalan'ın Kayabağlar köyü ilkokulunda, öğretmenler çocukların alınlarına ay yıldız çizerek, ellerine bayrak verip evlerine bu şekilde göndermişler. Bismil’de bir okulda ise bu sefer, akıllı tahtaya yansıttığı Türk bayrağı önünde bozkurt işareti pozu veren öğretmen var. Bu öğretmen Kürt çocuklara eğitim veriyor. Bir başka resim ise Şırnak’tan. Tahtaya 3 şey yazılmış. İlki “Kürtçe konuşmayacağım”, ikincisi “ders içinde konuşmayacağım”, üçüncüsü “sınıfta kavga etmeyeceğim”. Yani en önemlisi sınıfta Kürtçe konuşmamak. Bu kavga etmemekten çok daha önemli öğretmenin gözünde.

Monday, September 28, 2015

Kürt çocuklar 'yuva'ya mı dönüyor?

Kürt çocuklar 'yuva'ya mı dönüyor?

Bu karanlık günlerde umut dolu bir gelişmeyi yazmak istedim.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi 2012-2013 eğitim öğretim yılından beri çift dilli bir kreş denemesi yapıyor.  Bu kreşin çocuklarda yarattığı olumlu etkiyi ve halktan gelen talebi görünce 2015 eğitim öğretim yılı için çok dilli eğitim verecek 2 büyük kreş hazırlığına başladı.

Friday, July 3, 2015

Dil yarası ve annem

Dil yarası ve annem
Anadilinizi bilmeyince bir şeyler hep yarım kalıyor. Amcanız, dayınız, neneniz, akrabalarınız hepsi var ama bir yandan aslında yoklar. Geçmişiniz yok gibi, yumurtadan çıkmışsınız gibi...

Friday, July 4, 2014

AYNI EVDE AYRI DİLLER

AYNI EVDE AYRI DİLLER

“- Türkçe konuşanlar mı daha fakir olur, Kürtçe konuşanlar mı?
 - Kürtçe konuşanlar daha fakir.
 - Türkçe konuşanlar nasıl giyinir?
 - Güzel giyinir. Saçları düzgün taranmıştır.
 - Kot pantolon gömlek falan giyinirler. Giysileri güzeldir.
 - Kürtçe konuşanlar nasıl giyinir?
 - Uzun etek giyinirler. Saçları topludur.
 - Başları bağlıdır. Saçları düzgün değildir.
 - İngilizce konuşanlar?
 - Onlar çok güzeldir.”[1]

Handan Çağlayan’ın DİSA çalışmaları kapsamında yaptığı Aynı Evde Ayrı Diller araştırmasının kitabında Kürt çocuklarla sohbet ederken sorduğu sorulara verilen yanıtlar bunlar.Henüz 2 hafta önce çıkan kitapta görüyoruz ki bu algı sadece çocuklarla sınırlı da değil. Yıllarca  toplumun bilinçaltına yerleştirilen “Kürtçe kötüdür” algısı o kadar güçlü ki, son yıllarda Kürt siyasal hareketinin etkisiyle Kürtçeye bir geri dönüş  yaşansa da, halen Kürtçenin değerli olmadığı algısı toplumda devam ediyor. Bunun nedeni olarak Handan Çağlayan kitabında diller arası hiyerarşinin etkisinden bahsediyor ve örnek veriyor. Kanada gibi diller arasında hakimiyet ya da hiyerarşi ilişkisinin bulunmadığı durumlarda çift dilliliğin bireyler açısından zenginleştirici ve toplumlar açısından da kaynaştırıcı etkisi olurken, Türkiye gibi diller arasında hiyerarşinin yoğun olduğu bir yerde ise çift dillilik anadilin zamanla kullanılmaması ve unutulması sonucunu doğurabiliyor.